Bakuretsu Tenshi,ya da İngilizcesiyle Burst Angel, ilk okuduğum manga olma özelliğini taşıyor. Çoooook uzun bir aradan sonra (yaklaşık 1 yıl) 15. ve 16. bölümlerinin translationının tamamlanmasıyle tekrar karşılaştığım Jo ve Meg'i ne kadar özlediğimi ve sevidiğimi anladım.
Nası yaa, manga kahramanını özlemek? Evet, tıpkı 30 bölümden fazladır görmediğim Ichigo'yu Bleach 378'de tekrar görmenin verdiği mutluluk (ki alttaki başlıkta sövmeme rağmen, düşünü), Meg'i ve Jo'yu uzun bir zaman sonra tekrar kanlı bıçaklı savaşırken görmenin verdiği haz gerçekten benim gibi bir insan için tatmin edici duygular.
Hasta olduğumu düşünenler, bana şizofreni kanısı koyanlar oalbilir ama yalnız değilim. Otakularım var.
Otaku ne derseniz açın Wikipedia'yı bakın. Eğlenceli bişey olduğunu göreceksiniz.
Üşeniyosanız söyleyeyim; hala Pokémon seviyoranız, en az birkült manga ve yanında yığınlarca kısalı uzunlu manga bitirdiyseniz, "shojo, shounen-ai, josei, seinen, manhwa" gibi kelimeler size gavurcadan ötesini ifade ediyorsa, çocukluğunuz atari salonlarında geçtiyse ve hala atari oynama tutkusu içinde alev alevse ama yine de PlayStation, Wii gibi oyun konsolu alternatiflerine gözünü kayıyorsa siz bir otakusunuz. Aramıza hoşgeldiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder