Vallaha yok. En zor zamanımda, en aç anımda, sıcacık bir tencere yemeği şefkatiyle ağzımı dolduran ve yerken çıkan katır kutur sesleri ritm haline getirip eğlendiğim beyaz leblebi gibisi yok.
Niye beyaz leblebi şimdi? Ne biliyim, en yakınımda o var diye.
Ya aslında ben, kendi kendime niye yazıyosun sorusunu sormak için yazıyorum, yazarken belki bi cevap bulurum diye. Okuyanın yok anacım senin, tüm blogları sen yazsan ne çıkar? Bi twitbuddy'in bile yok. (bi kedim bile yok gibisinden bi şarkı mı vardı ne?)
Anam, şeytan dürttü. Aklıma bişey geldi. Günün birinde ya ünlü olursam? Haaa, işte bak geleceğe yatırım bu blog...
O zaman Oceana dinleyelim kendimize gelelim, Brennan'a sevgilerle, her nerede söylüyor ve söyletiyorsa.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder